25 Eylül 2013 Çarşamba

Pazarlamada Yenilik

Ürün ve teknoloji yaşam eğrilerinin giderek kısaldığı günümüzde irili ufaklı her türlü firma için ‘yenilik’ yapmak elzem hale geldi. Ürün ve hizmetlerindeki kaliteyi giderek arttırmayan her firma tüketicinin gözünden düşmeye ve sonuç olarak da yok olmaya mahkum.Yenilik genel manada bakıldığında orijinal bir fikrin piyasaya sürülerek ticari bir hale gelmesi sürecidir. Peki tüketici / müşteri açısından yenilik tam olarak ne demek?
Tüketici ve müşterinin gözünde yeni olan her şey yeniliktir.’ Bazılarımız merak ediyor olabilir, neden bu firmalar sürekli ‘yeni’ kelimesini kullanıyorlar. Özellikle deterjanların ‘yeni’ formülleri sürekli reklamlarda yer işgal ediyor. Yeni formüllü XXX lekeleri şakadanak çıkarır… Eskisi çıkarmıyor muydu? Çıkarıyordu elbet, fakat bu daha da iyi çıkarıyor. Şüphesiz 1950’lerden beri her deterjan reklamında ‘yeni formül’ kelimeleri birlikte sıralanmaktadır. Günlük hayatta ise kimse formülün ‘gerçekten’ yeni olup olmamasını, kimyasal araştırmalarla incelememektedir. Bu noktadan hareketle söyleyebiliriz ki, ‘algıdaki yenilik de yeniliktir’. Eskiden yapmış olduğunuz bir süreci ısıtıp tekrar başka bir yeni ‘formatla’ sunduğunuz anda, tüketici algısında bir ‘yeni’ izlenimi oluşturmayı başarırsanız, bu da yenilik sayılır.
İnternetteki haber portallarında da benzeri durumları görebilirsiniz. ‘Genel geçer’ haberler mevcuttur. Her yaza doğru göbek inceltmekle ilgili öneri ve diyetler, değişik sağlık sorunlarına alternatif çözümler vb. yüzlerce kez belki okuduğunuz tarz yazılar bu tür sitelerde verilir. Fakat bunlar da ‘yeni’ birer yazı algısı içerisinde kaynayıp giderler.
Yenilik yapmanın kaynağı ‘dinlemekten’ geçer
Ürünlerimizi ve hizmetlerimizde yapacağımız küçük düzenlemeler şeklindeki inovasyonlar da yenilik sayılır. Bu yenilikleri belirlemek ise tahmin edildiği gibi, gözlüklü ciddi mühendislerin bir toplantı odasında uzun saatler geçirip hararetli tartışmaları ile değil ‘tüketiciden gelen’ geri bildirimler üzerine kafa yorup ufak yenilikleri ürüne katmakla gerçekleşir. Dün GSM operatörlerinden birinin hizmet yeniliği ile ilgili bir reklam izledim. Bu şirket Call Center’da uzun zaman geçiren müşterilerinin geri bildirimlerini ‘dinlemiş’ olmalı ki, eğer Call Center’da sıra varsa müşteriyi kendilerinin geri aramaları konusunda bir hizmet geliştirmiş. İşte bu müşteriden gelen geri bildirim ile birlikte hizmet kalitesini geliştirmeye güzel bir örnek teşkil ediyor.
Hızlı takipçi olmak
Bazen yeniliği yapan firma bir hizmet yada ürünü piyasaya sürdüğünde o kadar çok eksiği olur ki, bu eksiği fark eden ‘hızlı takipçiler’ bütün bu açıkları kapatarak ‘gelişmiş’ bir ürün / hizmet ortaya koyduklarında esas yeniliği yapan firmayı geçebilirler. Bunun literatürdeki en spesifik örneği İngilizlerin 1952’de geliştirdiği yolcu uçağı Comet’tir. Comet teknik kapasitesi ile zamanında devrim niteliğinde inovasyonları içinde barındıran bir uçak olmasına rağmen metal yorgunluğu konusu yeterince anlaşılamadığı için iki kazada 100 kişinin üzerinde yolcunun ölümüne mal olmuş ve inovasyonu yapan ilk firma olmasına rağmen Boeing bir hızlı takipçi olarak Comet’teki sorunları çözmüş ve pazar lideri haline gelmiştir.
Teknoloji yaşam eğrisi
Bazı firmalar teknoloji yaşam eğrisi bitmiş ürünler üretmekte ısrar ederek finansal olarak çöküşe gitmişlerdir. Ürününüz teknolojik bir ürünse bu sizin için çok daha önemli. Mesela bir bilgisayarın içinde bulunan işlemci, ram, power supply hepsi bir bilgisayarı oluştursa da bunların teknoloji yaşam eğrileri apayrı noktalarda bulunmaktadır. Bunu daha kolay izah etmek için tüm firmaların LED televizyon üretirken, sizin tüplü televizyon üretmeye çalışmanıza devam etmenizi örnek gösterebiliriz. Her teknolojinin yaşam eğrisini kolayca belirlemek mümkün değildir, her an gerçekleşebilecek ‘yıkıcı’ bir inovasyon ile tüm ürünleriniz ve dolayısı ile firmanız tehdit altında bulunabilir. Bu durumda kalmamak için ‘vizyoner’ yöneticilere ihtiyacınız vardır. Daktilo üreten bir firmayı düşünün, en mükemmel daktiloyu bile üretse bilgisayar gibi zamanın yıkıcı inovasyonu karşısında fazla şansı yoktu. Piyasadaki yeniliklere karşı hazırlıklı olun ve ev ödevinizi iyi çalışın. Yenilik aşamasının başındaki ürünlere ‘bu ne de olsa tutmaz’ psikolojisi ile yaklaşmak yerine, Nasreddin Hoca gibi ‘ya tutarsa’ diyerek öncesinden gardınızı alın.
Uygulayıcılara öneriler:
1- Yenilik yaptıktan sonra, küçük bir deneme grubu ile çalışmadan tamamen ürün / hizmeti pazara sunmayın.
2- Sürekli küçük yeniliklerle ürününüzü / hizmetinizi geliştirerek ürün yaşam eğrinizin süresini uzatın.
3- Olgunluk devresindeki ürünlerinizden gelecek nakdin bir kısmını da ‘yenilik’ yapmak için bütçelendirin ve bu bütçeyi ‘kesinlikle’ bu amaç uğruna kullanın.
4- Ekibinizde farklı insanlara yer verin, tüm orkestrada farklı enstrümanlar olmadan müzik yapılmaz.
5- Müşterinizden gelecek geri bildirimleri önemseyin ve Pazarlama – Ar-Ge arasında mutlak bir veri akışı sağlayarak gelecek müşteri fikirlerini yenilik yapmada ciddi şekilde değerlendirin.
6- Ürününüzde değişiklik olmasa da, ambalajda bile değişikliğe gitmek ‘yeni’ algısına yol açar. İyi tasarımcılarla ‘ödül kazanabilecek’ nitelikte ambalajlara yatırım yapın.

27 Mayıs 2013 Pazartesi

REKLAM TASARIMCILARINDAN MUHTEŞEM RESİMLER






GERİLLA REKLAMCILIK

Bir kahve firması Hey, City that never sleeps. Wake up sloganı ile bilbordunu yere koyuyor. Her sabah dumanı tüten kanalizasyon rogarlarının üstüne. Böylece kahvenin dumanı da tamamlanıyor. Yaratıcılıkta sınır olmadığını anlatan en iyi örneklerden ..












Kuş yemi üreten firmanın bilbordları daima kuşlar ile sarılı. Bunu sağlamak için üst kısmı bir yemlik olarak tasarlanmış. İnsanların çok ilgisini çeken ve kuşların ürüne itibar ettiğini düşündürten bir görüntü.









Sunday Times gazetesinin araştırmasına göre bazı markalarının beden ölçülerini küçük gösterdiği ortaya çıktı.Pantolon bedenlerini birkaç beden küçük gösterenler, H&M, Next, Gap, Zara, Burberry’s, Ralph Lauren, Dolce Gabbana,Calvin Klein, Gucci, Topshop, ve French Connection gibi giyim sektörünün en tanınmış markaları. Firmaların ürün etiketinde yazılı beden numaraları, gerçek bedenden 2 numara daha düşük gösterilerek 36 beden giyen biri 34 bedene indiğini düşünüp o markaya yöneliyor.



http://pazarlamahakkinda.blogspot.com/2007_04_01_archive.html















GERİLLA REKLAMLARA ÖRNEK FOTOĞRAFLAR






20 Mayıs 2013 Pazartesi

Türkiye’de de Retro pazarlama alanında işletmelerin ürünlerini,
yeniden dizayn ederek veya herhangi değişiklik yapmadan reklamlar vererek
tüketicilere nostalji yaşatıp konumlandırma yaptıkları görülmektedir.
Türkiye’de benzer bir retro reklam örneği olarak da Eti markasının
üretmiş olduğu “Wanted” çikolatası verebilir. Reklamın esin kaynağı, bir
dönem Amerika’da dizi olarak yayınlanan, daha sonra da filmi yapılarak
Türkiye’de de gösterilen “Starsky and Hutch” projesinden oluşmaktadır.
Çekilen reklam filmi, eskiden seyredilen Amerikan dedektif dizilerine
benzetilmektedir. Bu reklam filmi, o zamanki dizileri hatırlayanlar ve
sevenler açısından nostaljik bir reklam sayılabilir. Nostaljinin karşı konulmaz
etkisi, ürünün akılda kalıcılığına önemli bir katkı sağlamaktadır. Çünkü
fondaki müzik, kıyafetler, arabalar, saç modelleri ve gözlükler komediyle
birleştirilerek geçmişe güçlü göndermeler yapıp hafızaları tazelemeyi
amaçlamaktadır (www.reklamlar.tv, 2010). O zamanda yaşamamış bireyler
için ise reklam, retro anlamda canlandırılmış nostaljiyi kullanarak bireyleri
etkilemeyi amaçlamaktadır.

1989 yılında ise Fruko’nun reklamında oynayarak “On yüz bin
milyon baloncuk yuttum” sözleriyle o dönemde 7’den 77’ye herkes
tarafından sevilen kız, 14 yıl aradan sonra tekrar aynı reklam filminde
oynaması retro anlamda yapılan bir reklam örneğidir. Kumsalda şezlongda
oyuncak ayısıyla birlikte güneşlenen küçük Seda, 5 yaşında kameraların
karşısına geçerek, o dönemde herkese hem kendini, hem de reklamını yaptığı
ürünü sevdirmişti. Uzun bir aradan sonra aynı kız Fruko’nun yeni reklam
filminde yeniden kameralar karşısına geçerek televizyon izleyicisine nostalji
yaşatmıştır (www.hurriyet.com.tr, 2010).

PAZARLAMADA RETRONUN KULLANILMASI


Tarihle ilgilenenler, yeni sanılan birçok şeyin aslında hiç de yeni
olmadığını, geçmişte yapılanların farklı bir ambalaj, tarz veya teknikle
gerçekleştirilmesinden kaynaklandığını bilmektedirler. Yeni fikirlerin, eski
ambalajlarla sunulması da mümkün olmaktadır. Böylece, yeni ile eskinin iki
yönlü buluşmasından çeşitli yenilikler üretilebilmektedir. Pazarlama, retro
kavramı sayesinde yenilikçiliğe yeniden güç kazandırmıştır (Brown,
2001b:3-4). Retro henüz tanımsal zorluklar olmasına karşın sunmuş olduğu
amaçlar doğrultusunda 3 ana kategoride incelenmektedir. Bu kategoriler
(Brown, 1999:365):
1. Repro,
2. Retro,
3. Repro-Retro’dur.
Repro, eskiden güzel olan objeleri yeniden üretmektir. Retro,
reprodan farklı olarak yeni ile eskiyi birleştirmektedir. Diğer yandan Repro-
Retro ise; nostaljiden başlayarak geliştirilmiş ürünleri simgelemektedir.
Repro-retroya, Neo-nostalji de denilmektedir.
Eski bir siyah-beyaz reklamın yeniden yayınlanması işletme
açısından oldukça düşük maliyetli olmaktadır. Eski reklamlar, özellikle
reklamların son teknoloji ile yeniden biçimlendirilmesinden sonra eğlenceli
olmaktadırlar. Bununla birlikte reproda, nostaljiyi yakalamak daha basittir.
Örnek olarak, 1986 yılında kurulan Tarihi Koleksiyon Grubu’nu (The
Historic Collections Group) verebiliriz. Bu grup, geçmiş zamana ait retro
hediyelik eşya mağazalar zincirini kurmuştur. Yetmiş perakende satış
yerinde, tarihi dekoratif ev mobilyaları ve biblolar satılmaktadır. Kural olarak
bu gruba ait mağazaların prestijli (Regent Sokağı, Trafford Parkı vb.)
yerlerde kurulması gerekmektedir (Brown, 2001b:6). Bu mağazalarda çeşitli
tarihsel döneme ait (Medieval, Regency vb.) tarihsel vitrin kullanımı ve arka
planda müzikler çalınarak mağaza atmosferi yakalanmaya çalışılmaktadır
(Brown, 1999:365).
Retro ise, aksine geçmişle şimdiyi bir araya getirmektedir. TAG
Heuer saat markası 1930’lu yıllarda üretmiş olduğu ürünün benzer tasarımını
üretmektedir. Ancak, eskiden saatlerde mekanik bir maşa kullanılırken;
günümüzde güneş enerjisiyle çalışan mikroçipler kullanılmaktadır (Haynes,
1998:47).
Repro-Retro ise, nostaljiden başlayarak günümüze kadar
geliştirilmiş ürünleri ifade etmektedir. Buna örnek olarak Fiat’ın 110.yılı
münasebetiyle vermiş olduğu reklam verilebilir. Fiat bu reklamında, ilk araba
üretimine başlamış olduğu 1899 yılından günümüze kadar üretmiş olduğu birkaç modeli ve yapmış olduğu ilkleri ekrana taşıyarak geçmişten günümüze
kadar geçen süreçte Fiat ile ilgili nostalji yapmıştır
(http://hurarsiv.hurriyet.com.tr, 2010).

RETRO VE RETRO PAZARLAMANIN TANIMI

Retro, İngilizce bir kelime olmakla birlikte, Türkçe karşılığı “geri,
geriye, tersine” gibi anlamları içermektedir. Retro kelimesi pazarlamayla
ilişkilendirildiğinde “geçmişte kullanılan ürün ve hizmetleri bugüne taşımak”
olarak ifade edilmektedir.
Retro pazarlama ise, geçmişte işe yaramış veya yaramamış, yapmayı
bırakmadığımız alışkanlıklardan veya öğretilerden meydana gelen, geçmişe
ait, fark oluşturmayı engelleyen yaklaşımlar olarak tanımlanmaktadır
.Diğer bir tanıma göre de Retro pazarlama
“geçmişteki markaların, olayların, modaların vb. yeniden canlandırılması
şeklinde nostalji referanslı pazarlamadır (www.reklamtoplulugu.com, 2011).
Retro pazarlamanın temelinde yatan düşünce, tüketicilerin satın
alma sürecinde ürünü tercih ederken ailenin, etkilenilen bir filmin veya
tüketicinin hayatından bir şeylerin izlerini taşımasıdır. Öyle ki son yıllardaki
retro kavramının geçmişe olan özlemle yoğun bir biçimde bağdaştırılması
nedeniyle tüketicileri o dönemin yaşayış biçimi, toplumsal koşulları ve diğer
özelliklerini de talep eder hale getirmiştir. Dolayısıyla, bu gelişmeler
çerçevesinde Retro pazarlamanın, tüketicilerin geçmişe bağlılığını kullanmak
için en uygun maliyetli yol olduğu söylenebilir (Korkmaz vd., 2009:87).
Retro pazarlama hazı geciktirerek, durumu sınırlandırıp beklentileri
yükselterek ulaşılamaz ve esrarengiz bir hava oluşturmaktadır. Ayrıca Retro
pazarlama, talebi dikkate alarak ona hizmet etmemekte aksine talebi
yaratmaktadır (Brown, 2001a:84).(www.farketing.com, 2010)